çankaya kumrucu, cebeci kumrucu

Dijital Kültürde Beslenme

Cebeci Yemek Siparişi İle Kültürel Beslenme

Cebeci Yemek Siparişi olarak bu yazımızda kültürel beslenmeden bahsediyoruz. İnsanın en temel varoluşsal ihtiyaçlarından biri olan beslenme, tarih boyunca belirli toplumsal ve kültürel değerlere göre şekillenmiştir. Beslenme alışkanlıkları, yemeği hazırlama, sunma, tüketme biçimleri toplumsal olarak inşa edilmektedir. Yeme içme pratikleri üzerinden bu bağlamda sınıfsal ilinti, toplumsal statü ve kimlik okuması yapmak mümkündür. Beardsworth&Keil’e nazaran, doğan olanın kültürel olana dönüşümü yeme içme örüntüleri üzerinden incelenebilir. İnsan vücudunun gündelik faaliyetlerini düzenli olarak yerine getirebilmesi için ihtiyaç duyduğu enerji besinler kanalıyla alınır. Alınan bu besinlerin kaynağının hangi mekanizmalar tarafınca denetim altına alındığı, besinlerin seçimlerinde rol oynayan inanışlar veya mecburi tercihler ise kültürel olarak belirlenir. Nesilden nesle aktarılan mutfak kültüründe bireyler uygun gıda hazırlama tekniklerini, gıda maddelerini uygun bir halde birleştirmeyi, ne süre, nerede ve kimlerle yiyeceğini öğrenerek sosyalizasyon süreçlerini tamamlarlar.

Naccarato ve LeBesco’ya gore, gıdaların ve beslenme biçimlerinin insanın zihin dünyasında her dönem önemli bir yer tuttuğunu belirtmektedir. Ona göre beslenme biçimleri tüketim kültürünün bir parçası haline gelmiştir. Özellikle bilgi ve bildirişim teknolojilerindeki gelişmeler ve internetin kullanım alanlarının genişlemesiyle beraber yemek, üst-orta sınıf için tüketim odaklı kimlik inşasında önemli bir rol oynamaktadır. Dışarda yeme, seçilen mekânlar, bu seçimlerin sosyal ağlarda sergilenmesi gibi pratikler yemeğin kimlik inşasında önemli bir statü sembolüne dönüştüğünü göstermektedir.

Sosyal Medya İle Cebeci Kumrucu

McLuhan iletişim teknolojilerinin toplumsal değişimi tetikleyen en güçlü araçlar  bulunduğunu ifade etmiştir. Ona göre her yeni gelişen iletişim teknolojisi kendi kültürünü ve ekolojisini yaratmaktadır. Web 2.0 teknolojilerinin bu anlamda gündelik hayat pratiklerini dijitalleştirdiği iddia edilebilmektedir. Toplumsal ağlarda paylaşılan yeme içme görsellerinin kimlik inşasıyla olan ilişkisini inceleyen çalışmalar öncelikli olarak web ve kimlik ikilisini sorgulamıştır. Örneğin Binark Goffman’ın kişilik sunumu hakkında yaptığı çalışmalardan yola çıkarak internet üzerinden gerçekleşen kimlik inşasını bir performans veya bir egzersiz olarak kavramsallaştırmıştır. Goffman, bir kimsenin belli bir gözlemci kümesi önünde bulunduğu süre süresince gerçekleştirmiş olduğu güzel eylemlere ve eylemlerin ortaya çıkardığı etkilerin toplamına performans demiştir. Performansın, gözlemcilere durumu tanımlamak için genel ve değişmez bir şekilde işlendiği kısma sahne; devamlı sergilenen insan faaliyetlerine ortam; sahneyi oluşturan mobilya, dekor, fiziksel tasarım ve öteki arka plan düzenlemelerine de set adını vermiştir.8 Binark’a göre güncellenen durumlar, yüklenen video ve fotoğraflar, yapılan yorumlar ve beğeniler yani siber uzamda yaşananlar, Goffman’ın dramaturji kuramında performans olarak tabir etmiş olduğu durumu dijital ortama taşımıştır. Benliğin sunumu çevrimiçi ortamlarda gerçekleşebilmektedir.

Çevrimiçi ortamlarda performe edilen kimlikler, her an ve her yerde değişebilir esnekliğe sahiptir. Kimlik egzersizleri yeni medya araçları dâhilinde toplumsal ve bireysel bir performansa dönüşmektedir. Özellikle toplumsal medya ile birey, kendisine ilişkin bilgileri üyesi olduğu platformlar üzerinden sergileyerek toplumsal bir görünürlük kazanmaya başlamıştır. Kişi, toplumsal medya üzerinden kim bulunduğunu sergileyebilmekte ve içinde bulunduğu sosyal çevreye, tüketim alışkanlıklarına, aile ve arkadaşlık ilişkilerine dair bilgileri istediği şekilde kurgulayarak sunabilmektedir. Sosyal ağ kullanıcıları, fotoğraf çekerek kendi kimlikleri ve sosyal sermayeleri hakkında ipuçları vermektedirler. Buna ek olarak sosyal ağların sunmuş olduğu beğeni ve paylaşma butonları, kullanıcılar arasındaki iletişime etkileşim boyutunu eklemiştir. Hem de toplumsal ağlar kullanıcılara, kişiselleştirilmiş profil, yaşam hikayeleri, görsel işitsel arşivlenebilir imkan sağlamaktadır. Sosyal medya platformları bireylere kimliklerini sergileyebilme, statülerini temsil edebilme, sosyalleşme, statülerini sergileyebilme olanağı da sağlamaktadır. Bu amaç ile Cebeci Kumrucu Korova Cafe içerisinde bireyler gönüllü olarak teşhir ettikleri içeriklerle hem de ilişik oldukları sınıflara vurgu yapabilmektedir. Timisi’ye9 bakılırsa, bir kimlik mimarı olan fert kendini yaratmanın ütopik fantezileri içinde dolanmaktadır. Sosyal ağlarda cinsiyet, ırk, yaş, etnik köken, cinsel tercihler, sınıf, eğitim vb. İnsanı “gerçek” kılan bütün sabitlemeler çözülür ve dil, bedenin sınırlandırılmış sabitlemelerinden çıkıp alternatif bir alana ulaşır.

Dijital Dünyada Cebeci Köfteci

Binark vd. Toplumsal ağları bireyler birbirine benzeyenlerin ve “öteki”lerin kolayca karşılaşabildikleri, yeni kimlikler kurgulayabildikleri, yeni kabilelere dâhil olabildikleri, özgür ve dinamik bir yaşam alanı olarak düşünmüşlerdir. Arık toplumsal medyanın sosyalleşmekte bir araç olarak kullanılmasını, kişisel mahremiyetin sınırlarının daha çok genişletilmesi, tüm dünya tarafınca “görülebilir” kılınması ve bu görülebilirlilik sınırını kişinin kendi iradesine bırakması bağlamında tartışmaktadır. Binark vd. Dijital kimlik oluşturma sürecini devamlı olarak kurma/inşa etme süreci olarak ele almışlardır. Onlara göre bu süreç sadece geleceğe değil, geçmişe dair de göndermeleri olan bir “olma” hâlidir. şu demek oluyor ki kişinin, oluşturduğu profildeki kimlik inşası onun kendi biçtiği bir süre katmanında ilerlemektedir. Timisi merkezsiz bir iletişim alanı olarak karşımıza çıkan bu yeni durumu, kendini yaratmanın muhteşem bir olanağı olarak tanımlar. Kullanıcı bu sayede istediği görsel veya metinsel içinde ne olduğu sanal benliğine yerleştirebilir.

Bireylerin sahip oldukları kültürel, simgesel, ekonomik değerler dijital ortamdaki kimlik egzersizlerinde etkin bir rol oynar. Bu değerler etrafında şekillenen beğeniler ve bu beğenilerin gerçekleştirilme biçimleri, söz mevzusu temsile birebir yansır. Öte yandan kültürel pratikler teknolojinin gelişmesiyle eşzamanlı olarak değişmektedir. Bu anlamda, yemeğin tarih süresince taşıdığı toplumsal anlamlardan önde gelen paylaşma, sosyal ilişkileri pekiştirme işlevi de dijitalleşen kültür ortamında dönüşmektedir. Başka bir deyişle, yeni iletişim  teknolojilerinin dönüştürdüğü kimlik inşası, yemek ve kimlik arasındaki direkt ilişkiyi dönüştürmektedir. Fewell yeni iletişim teknolojileriyle birlikte yeme içme üzerinden kurgulanan kimlik performanslarına dijital bir boyut eklemlendiğini iddia etmektedir.

çankaya kumrucu, cebeci kumrucu
çankaya kumrucu, cebeci kumrucu, cebeci yemek siparişi, dikimevi yemek siparişi

Günümüzde sosyal medya üzerinde cebeci yemek siparişi beslenme biçimlerine hızlı bir şekilde dâhil olmuştur. Rousseau bugünün şartlarında çok sayıda insanın yemekle ilgili deneyimlerini toplumsal medya platformlarında paylaşmış olduğunu, bunun gündelik yaşam pratiği haline geldiğini söyler. Başka bir deyişle, yeme içme pratiklerinin dijital kültürle etkileşim halinde olduğunu iddia etmektedir. Rousseau’ya nazaran bu durum, yeme içme eylemlerinin besinsel değerlerini aşan bir noktaya gelmiştir. Söz konusu paylaşımlar kişinin kimliğinin bir parçası haline gelmiştir. Dahası iddiasını bir adım daha ileriye taşıyarak, toplumsal medyada yemekle ilgili üretilen içeriklerin yeni bir sofra adabı olarak görülebileceğini belirtmektedir.

Dijitalleşen dünyada özellikle fotoğraf, video, yer bildirimi, mekân yorumları vb. İçeriklerin paylaşımına olanak tanıdıkları olan sosyal medya platformları yeme içme pratiklerinde kullanılmaktadır. Fewell bu çerçevede, yeme içme pratiklerine dâhil edilen sosyal medya kullanımlarını incelemiştir. Toplumsal medyada üretilen yemekle ilişkili içeriklerin seyircilerde sanal birer arzu uyandırdığını söylemiştir. İzleyicilerin söz konusu yemeği hazzına bakmadan, dolaylı olarak onu tecrübe edebilecek seviyeye geldiğini iddia etmiştir. Yiyecek medyasının bu nedenle pornografik bir özellikte olduğunu iddia etmiştir. Yemeğin görseli, rengi, sesi söz konusu sanal arzuyu beslemekte, seyircilere yiyecek hakkında hayaller kurdurmaktadır. Bu ise anlık zevklere, sanal arzulara yol açmaktadır. Damak tatlarını, beslenme biçimlerini çevrimiçi dünyada görünür kılan bireyler, yeme içme pratikleri üzerinden kimlik performansı gerçekleştirmektedir.

Yemek Sektöründe Cebeci Tostçu

İbrahim’e göre yemek kültürün, kimliğin, aidiyetliğin ve anlam yaratmanın hayati bir parçası olarak evrensel bir anlama sahiptir. Yemek imgelemleri çevrimiçi bir materyal olarak işlevselleştiği ölçüde kısa süreli bir tüketim ve tıklanma nesnesi haline gelmektedir. İbrahim de tıpkı Rousseau benzer biçimde, mobil telefonlar vasıtasıyla fotoğrafı çekilen yemeğin sosyal medyada paylaşılmasının yeni bir sofra adabı olarak nitelenebileceğini söylemiştir. Yemeğin besinsel değerlerinden çok tasarımının, fotoğrafın tetiklediği devamlı bakışın ve uyandırdığı hazzın öne çıktığını belirtmektedir. Ona nazaran yemeğin fetişleşmesi, şu demek oluyor ki ihtiva ettiği değerden çok taşıdığı sembolle öne çıkması, yemeğin günümüzde önce gövde tarafınca değil göz tarafından sindirildiğini göstermektedir. Yiyecek görselleri ötekinin zihninde arzu, doyum ve prestij öğesi olarak yansımakta, dijital benlik sunumunu yiyecek üzerinden gerçekleştirmektedir. Yemek imgesine doğrudan ulaşamamamız, duyulan arzuyu devamlı kılmaktadır.

çankaya kumrucu, cebeci kumrucu cebeci köfte cebeci cajun
Korova Vitamin & Cafe Cebeci Yemek Siparişi, Yemek Siparişi, Cebeci Kumru, Cebeci Tost Alanlarda Hizmet Vermektedir. Hızlı ve Sıcak Sipariş İçin Tıklayın.

Başka bir deyişle, yemekle ilgili üretilen dijital içerikler hem iştah uyandırmakta bununla birlikte görsel olarak doyurmaktadır.18 Tüm bu tartışmalar ışığında, beslenme ve toplum arasındaki birlikteliğin çok katmanlı, karmaşa bir yapıda olduğunu söyleyebiliriz. İnsanın en temel içgüdülerinden biri olan yiyecek yemenin gündelik hayatta sorgulanmadan, sürekli yeniden üretilen bir yapısı vardır.

Beslenmeye olan değişmez talep, bu eylemin taşıyabileceği simgesel yükü arttırmaktadır. Bireysel olanın toplumsal olana dönüşmesinde, beslenme ilk öne çıkan unsurdur. Anne sütünü sindirerek hayata başlamış olan bireyler, hemen sonra yer aldıkları safha, kültürel yapı ve ekonomik faktörler ile tamamen farklı yemek tercihlerine yönlenmektedirler. Aç kalmama içgüdüsü tüm insanlarda benzer olsa da beslenme alışkanlıkları toplumsal ve kültürel olarak farklılaşmıştır. Kısacası insanoğlunun iyi mi beslendiği, beslenme alışkanlıkları, besin tüketim örüntüleri toplumsal bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Yemekle beslenme üzerinden direkt bağ kuran insan, toplumsal yönüyle de yaşadığı kültürün etkisinde kalmakta ve beslenme biçimlerini bu etki çerçevesinde belirlemektedir. Yiyecek tüketiminde etkili olan kültürel unsurlar ferdin kimlik inşasında etkin rol oynamaktadır. Gündelik yaşamın vazgeçilmez pratiği olan beslenme, bireylerin dijital kimliklerini sergileyebilecekleri bir alan olarak görülebilmektedir.

Yeni iletişim teknolojilerinin dönüştürdüğü kültürel yapı, yeme içme pratikleri üzerinden inşa edilen kimlik inşa sürecini etkilemiştir. Toplumsal medya beslenme biçimlerine hızlı bir şekilde dâhil olmuştur. Günümüz dijital kültüründe yeme içme pratikleri, yoğun bir görselleşmeyle iç içe geçmektedir. Bu dönüşüm yemek, kültür, kimlik üçlüsünün arasındaki ilişkiyi de etkilemektedir. Toplumsal medyanın elastik, etkileşime, kullanıcı türevli içeriklere dayalı doğası kimlik oluşumunu bir performans, egzersiz formuna dönüştürmektedir. Goffman’ın dramaturji teorisinden hareketle bireylerin yeme içme pratiklerine dâhil ettikleri toplumsal medya kullanımı incelenebilir. Bu bağlamda toplumsal medya sahne, yeme içme pratikleri ortam, sofralar da set olarak düşünebilir. Performans, benliğin sunumudur; ötekinin varlığını gerektirir. Toplumsal medyadaki yeme içme görselleri, ötekinin zihninde belirli bir izlenim yaratmada kullanılan unsurlardır. Kısacası yeni medya ekolojisinde sosyokültürel yapı dijital kodlarla örülmektedir. Yeme içme örüntülerine dâhil edilen sosyal medya kullanımları, söz mevzusu yapının getirmiş olduğu yeni bir yeme içme düsturu olarak görülebilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir